8 Nisan 2022 Cuma

Kaynaştırmadan Bütünleştirmeye Kapsamlı Özel Eğitim


Özel gereksinimlere sahip bireylerin eğitimi ile ilgili çalışmalar 16. yüzyılda başlamıştır. İlk olarak 1760 senesinde Fransa'da ve 1817 senesinde Amerika Birleşik Devletleri'nde işitme engelli bireyler için okullar açılmıştır. Bunun ardından çeşitli engel gruplarına yönelik çok sayıda özel eğitim okulları açılmıştır. Bu yıllarda okullar hem eğitimi hem de bakım hizmetlerinin sağlandığı kurumlardır.

1900-1950 yılları arasında farklı engel gruplarına yönelik özel eğitim kurumları açılmıştır. Bu dönemde özel gereksinimli öğrencilerin, özel eğitim ve programlardan geçerek yetiştirilmiş öğretmenler aracılığıyla, ihtiyaçlarına uygun ortamlarda eğitim görmesi gerektiği yaygın bir görüş olmuştur. Bu görüşe ek olarak, özel gereksinimli bireylerin genel sınıflarda verilen eğitimden yararlanamayacağı düşüncesi de hakimdi. Ancak yine aynı dönemde bazı ülkelerin genel okullarına özel eğitim sınıfları dahil edilirken, genel sınıflarına kaynaştırma öğrencileri dahil etme çalışmaları da mevcuttu.

 1960'lardan günümüze genel sınıflarda kaynaştırma öğrencileri bulundurma uygulamaları özel eğitim sınıflarına kıyasla daha çok tercih edilmiş ve yaygınlaşmıştır. Bunun nedeni özel eğitim sınıflarının okul içerisinde bir kaynaştırma ortamı sağlayamaması, öğrencileri engelli ve engelli olmayan şeklinde ayırarak özel gereksinimli öğrencilerin özellikle beslenme, teneffüs, tören, ders dışı etkinliklerde yaş gruplarından ayrı kaldığının gözlemlenmesidir. Buna ek olarak özel gereksinimli bireylerin genel sınıflarda yaşıtlarıyla vakit geçirmesinin çocuklara karşılıklı fayda sağladığı görülmüştür. 


 Sonuç olarak, özel eğitim kurumları veya sınıfları biçiminde gerçekleştirilen ayrıştırılmış uygulamalar; özel gereksinimli bireylerin yaş grupları ve toplum ile gerçekleşen sosyal uyumunu zorlaştırmış, akademik başarı bağlamında öğretmenlerin öğrencilerden, öğrencilerin ise kendilerinden beklentilerinin düştüğü gözlemlenmiştir. Ek olarak, öğretmenlerin kendi eğitim yöntemlerini sorgulamadan başarısızlığın sebebinin öğrencilerin özel gereksinimli olmalarına bağladığı saptanmıştır. Bu bağlamda uluslararası insan hakları hukuku ile paralel bir şekilde, ülkelerin birçoğunda kaynaştırma eğitimi programı yerleşmiş bir ilke haline gelmiştir. Özel gereksinimlere sahip öğrencilerin genel sınıflarda yaş grupları ile eğitim görmeleri ilk olarak İtalya'da, ardından sırasıyla; İngiltere’de, Fransa’da, ABD’de, ve Norveç’te kabul edilmiştir. Ülkemizde ise 1983’te Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar Kanunu ile yürürlüğe girmiştir [1].

Kaynaştırma Eğitiminden Kimler Yararlanabilir?

1.Zihinsel Yetersizliğe Sahip Bireyler:

Zihinsel işlevsel yetisi bakımından, ortalamanın iki standart sapması düşüğü kadar değişiklik gösterebilen ve bu bağlamda sosyal uyum, kavramsal isimlendirme, beceri eksikliği veya sınırlı beceri yetisi gösteren bireylerdir. 

2.İşitme Yetersizliğine Sahip Bireyler:

 İşitme duyusunun kısmi ya da tam olarak kaybı sebebiyle oluşan iletişim ve konuşma güçlüğüne sahip bireylerdir.

3.Görme Yetersizliğine Sahip Bireyler:

Görme yetisinin kısmi ya da tam olarak kaybı sebebiyle görme güçlüğüne sahip bireylerdir.

4.Bedensel Yetersizliğe Sahip Bireyler: 

Genetik aktarımlar, çeşitli kaza ve hastalıklar sebebiyle vücudun iskelet sinir sistemlerinin, eklemlerinin, kasların işlevsizleşmesi durumunda ortaya çıkan hareket sınırlılığına sahip bireylerdir.

5.Konuşma Güçlüğüne Sahip Bireyler:

 Dil becerisi, konuşmayı öğrenme ve iletişim kurmada zorluk yaşayan bireylerdir. 

6.Özel Öğrenme Güçlüğüne Sahip Bireyler: 

Dili okumakta, yazmakta, anlamakta ve kullanmakta zorlanan, ayrıca bu yetileri edinebilmek için gerekli olan öğrenme süreçlerinin bir veya birkaçında güçlük çeken, matematiksel işlemlerde zorluk yaşayan bireylerdir.

 7.Otizm Sendromuna Sahip Bireyler:

 Sosyal uyum ve etkileşim, sözlü-sözsüz iletişim ve çeşitli etkinliklerdeki sınırlı olma durumunu erken çocukluk döneminden başlayarak yetişkinlikte de yaşayan bireylerdir.

8.Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğuna Sahip Bireyler:

 Yaşına uygun gelişim seviyesinde bulunmayan dürtüsel davranışlar, fazlaca hareketlilik, yoğun dikkat göstermede güçlük gibi semptomları en az iki farklı ortamda altı ay sürekli olarak gösteren bireylerdir [2]. 

Dünyada Kaynaştırma Eğitimi ve Uygulamaları

Özel gereksinimli bireylerin eğitimi ile ilgili oluşturulan yasal düzenlemeler uluslararası boyutta incelendiğinde bu konuda hazırlanmış olan “Salamanca Bildirgesi” ve “Engellilerin Haklarına Dair Sözleşme” dikkat çekmektedir.

İsviçre’nin Salamanca şehrinde 1994 senesinde 92 devlet ve 25 kurumdan eğitmen, temsilci ve yöneticilerden oluşan heyet önderliğinde özel gereksinimli bireylere yönelik  ayrım gözetmeksizin kapsamlı eğitimin uluslararası düzeyde yaygınlaştırılması adına yürürlüğe girmiştir. Bildiri kapsamında özel gereksinimli çocukların yaşıtları ile genel sınıflarda eğitim görmesi amacıyla, okulun fiziki şartlarının uygunluğu, yönetimin, öğretmenlerin ve ailelerin bu konudaki tutumlarının olumlu şekilde olması gerekliliği konusuna dikkat çekmiş ve özel gereksinimli çocukların genel eğitim hakkını ön planda tutmuştur. Birleşmiş Milletler tarafından geliştirilen bu bildiri, yönetimlerin tamamından bütün çocukların genel sınıflarda kapsayıcı bir eğitim görme hakkını talep etmiştir. Engelli Haklarına İlişkin Sözleşme kapsamında taraflar özel gereksinimli bireylerin eğitimde fırsat eşitliği, toplumsal bütünleşme, şartların özel gereksinimli çocukları da içine alacak şekilde düzenlenmesi, ihtiyaç duyulan desteğin bütün çocuklara sosyal adalet ile sağlanması belirtilmiştir. 

Uluslararası alanda, örneğin: İtalya'da eğitim hakkı ve halka eşit bir şekilde destekleme anayasa tarafından koruma altına alınmıştır. Özerk bir eğitim sistemine sahip olan İtalya'da okullar müfredat değişikliği, özel gereksinimli çocukların ihtiyaçlarına yönelik esneklik gibi müdahalelerde bulunabilmektedir. Bireyler tüm eğitim kademelerinde 18 yaşına kadar eğitim alma zorunluluğu dahilinde kaynaştırma eğitiminden yararlanmaktadır. Özel gereksinimli bireyler aile sağlık personeli, öğretmen ve diğer uzmanlarla birlikte yıllık düzenlenen eğitim planlamalarından yararlanmaktadır. İngiltere’de, Birleşik Krallıklar Eğitim Sistemi içerisinde bölgesel farklılıklar gözetilerek oluşturulmuş üç farklı mevzuat bulunmaktadır. Ülkede Çocuk ve Aileler Yasası ile birlikte eğitim hizmetlerinin verilmesi idarecilerin sorumluluğundadır. Var olan özel eğitim ve genel eğitim kanunları bağlamında özel gereksinimli bireylerin 25 yaşına kadar eğitimden yararlanacağı belirtilmiştir. Buna ek olarak bireyin tıbbi, psikolojik, sağlık, eğitim gibi konularda ihtiyaçlarının giderilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. Erken eğitim kapsamında 3-4 yaşlarındaki çocuklara sınırlandırılmış belirli saat kadar eğitim yerel yönetimlerce  sağlanmaktadır. 

Özel gereksinimli bireylerin eğitimi zorunlu tutulmuştur. İsveç'te ise İsveç Eğitim Yasası kapsamında her çocuğun eşit bir şekilde eğitime ulaşması temel bir hak sayılmıştır. Özel gereksinimli bireylerin eğitimi farklı bir yasa ile korunmakta, okullardaki yöneticilerin bu kapsamda faaliyet planı hazırlaması gerekmektedir. Faaliyet planı aileyi, öğrenciyi, öğretmeni, ve okul yönetimini kapsayan bir plandır. Özel gereksinimli öğrencilerin genel sınıflarda eğitim öğretim görmesi desteklenmektedir [5].

Türkiye’de Kaynaştırma Eğitimi Uygulamaları

Ülkemizde özel eğitim kapsamında çıkarılan Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar Kanunu, uluslararası düzenlemeler gözetilerek oluşturulmuştur. Eğitim konusunda oluşabilecek sorunlara ilişkin tedbirler alma okul yönetiminin sorumluluğundadır. 1983 yılında çıkarılan yasa ile Türkiye'de özel gereksinimli çocuklar yine sınıflarda eğitim almaya başlamıştır. Kaynaştırma eğitimi bu kapsamda okulların fiziksel durumu, bireylerin gereksinimleri, aile ile işbirliği konularına dikkat edilmiştir [3]. 

Kapsamlı mevzuat ile Milli Eğitim Bakanlığı hizmet içi eğitim, okullara RAM(Rehberlik ve Araştırma Merkezi) 'ların ve kolaylaştırıcı kişi (kaynaştırma eğitiminden otizmli çocuklara sosyal, akademik, kişisel bakım konularında destek verme amacıyla öğretmen yanında bulunan kişiler) desteği sağlanmaktadır.

Ülkemizde Kaynaştırma Eğitimi Uygulamalarında Karşılaşılan Sorunlar

●      RAM ve kolaylaştırıcı kişi sayısının yetersizliği,

●      Lisans eğitimleri kapsamında uygulanan kaynaştırma eğitimi uygulamalarının azlığı

●      Bazı meslek elemanlarının aile ve çocuk ile işbirliği içerisinde olmaması

●      Sınıf mevcudunun fazla olması

●      Bazı velilerin sınıflarda özel gereksinimli bireyleri istememesi

●      Özel gereksinimlere sahip her öğrenci için düzenli izleme ve planlama raporlamalarına dikkat edilmemesi

●      Nitelikli öğretmen eksikliği

●      Ailenin yetersiz farkındalık düzeyi

●      Özel gereksinimleri olan çocukların tanılarının saptanması konusunda yaşanan güçlükler

●      Bazı okulların fiziksel olarak yetersiz kalması [4] 

 

 Kaynaklar:

[1] Ergüder, Ü., ve Narin. M. Türkiye’de kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimin durumu. Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı. https://www.google.com/url?sa=t&source=web&rct=j&url=https://www.sabancivakfi.org/i/content/4861_2_Turkiyede_Kaynastirma_Butunlestirme_Yoluyla_Egitimin_Durumu.pdf&ved=2ahUKEwittciMuZ32AhWaS_EDHdnTClkQFnoECAMQAQ&usg=AOvVaw08Jpb4UsJnQf81fqVk0KKY adresinden alındı.

[2] MEB Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü. (2010). Okullarımızda neden niçin nasıl kaynaştırma: Yönetici, öğretmen ve aile kılavuzu. (2010). Ankara. https://www.google.com/url?sa=t&source=web&rct=j&url=https://orgm.meb.gov.tr/alt_sayfalar/yayimlar/kaynastirma/kaynastirma.pdf&ved=2ahUKEwjb3NfUuJ32AhUBSPEDHelWAX0QFnoECDYQAQ&usg=AOvVaw2KyzIm7_APH7z-VAuBMnTQ

[3] Sucuoğlu, B. (2004). Türkiye'de kaynaştırma uygulamaların: yayınlar/araştırmalar (1980 - 2005).  Ankara Üniversitesi Özel Eğitim Dergisi, 5(2),  15-23.

 4] T.C. Millî Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü.  (2013). Bütünleştirme kapsamında eğitim uygulamaları: Öğretmen kılavuz kitabı. Ankara. https://www.google.com/url?sa=t&source=web&rct=j&url=https://orgm.meb.gov.tr/kitaplar/Butunlestirme_Kapsaminda_Egitim_Uygulamalari_Ogretmen_Kilavuz_Kitabi.pdf&ved=2ahUKEwjj0obAuJ32AhW5R_EDHcQLDpgQFnoECA0QAQ&usg=AOvVaw358EOhY62gUx_FSDKSWZTr adresinden alındı.

[5] Yılmaz, E., ve Melekoğlu, M. A. (2018). Kaynaştırma eğitimi yasa uygulamalarındaki durumun Türkiye ve Avrupa bağlamında değerlendirilmesi.  Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Osmangazi Journal of Educational Research, 5(1), 1-17.

 

Yazar: Himami Aşkar

Editör: Bilge Nur Kılıç, Berna Kurt

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hikaye Anlatıcılığında Monomit Kuramı

          Birey olarak biz ve içerisinde bulunduğumuz sosyal küre; ailemizden arkadaşlarımıza, beraber vakit geçirdiğimiz insanlardan bir pa...