Dijital Ayak İzleri ve Veriler
Günümüzde 4.66 milyar insan aktif internet kullanıcısıdır (We are Social, 2021). İnternet ortamının bu kadar çok insan tarafından kullanımı onu dinamik bir ortam yapmaktadır. Bu sanal dünyada bilgi de çok hızlı üretilmekte ve tüketilmektedir. Her geçen gün, bireysel internet kullanıcıları tarafından bırakılan dijital ayak izlerinin miktarı artmaktadır. “Dijital ayak izi, en basit tanımıyla, internet üzerinden yaptığınız her şeyin, attığınız her adımın kaydedilmesi”dir (TRT, 2021). İnternette hangi sitelere girildiğinden YouTube’da hangi videoların izlendiğine kadar her şey kayıt altına alınır. Bireyler interneti kullandığı her dakika, her saniye bu tür ayak izlerini oluşturur.
Oluşturulan izler de öyle kolayca silinip gidecek cinsten değildir. Veri olarak depolanırlar. Bahsedildiği gibi, internetteki her hareketle bu tür veriler oluşturulur. Sosyal medya hesaplarındaki beğeniler, paylaşımlar, arama motorlarına yazılan anahtar kelimeler, bankacılık uygulamalarındaki hareketler, hangi siteye ne sıklıkla girildiği, hangi videonun ne kadar izlendiği… Bütün bu bilgiler sanal ortamlarda depolanır ve saklanır. Depolanan bu bilgiler o kadar fazladır ki veri yığını oluşturmuşlardır. Veri yığınları anlamlı hale getirilmemiş verilerdir. Yığınların anlamlandırılıp veri ambarlarında depolanması gerekmektedir. Bu işleme veri madenciliği denmektedir. Hatta veri mühendisleri bu verilerin anlamlandırılması ve faydalı hale getirilmesiyle ilgilenirler. İşe yarar hâle getirilen ve ambarlarda depolanan verilere büyük veri (big data) denir. Bu tür veriler günümüzde büyük şirketler tarafından kullanıcı deneyimlerini iyileştirmek için kullanıma sunulmaktadır. Dolayısıyla veriye sahip olan şirketler gücüne güç katmaktadır. İşte bu sebeple günümüz dünyası bilgi çağı olarak adlandırılmaktadır.
Dijital ayak izleri ve verilerin depolanması kullanıcılar için hem birer tehdit hem de fayda sağlayan bir konuyken, kullanıcılar veri bilincine sahip olmalıdır. Ayrıca dijital ortamlardaki haklarının ve sorumluluklarının farkında olmak zorundadırlar.
Veri Bilincine Sahip Olmak
Veri bilincine sahip olmak, interneti ve diğer uygulamalarını bilinçli kullanmak için bir ön koşuldur. İnternet ortamında kişisel veriler vardır. Bu veriler bazen kullanıcı adları ve parolalarımız gibi açık ve anlaşılır veriler olurken bazen de yukarıda bahsedilen büyük veriyi oluşturan ögeler olabilir. Bu ögeler algoritmalar tarafından algılanan kullanıcı hareketlerinin kaydedilmesi sonucu ortaya çıkar. İnterneti, bu ortamda atılan adımların kolay kolay kaybolmadığını düşünerek kullanmak yerinde bir davranış olacaktır. Her halükarda veri bilincine sahip olmak ve internet ortamında hakların ve sorumlulukların farkında olmak gerekir. Bu farkındalık bireyleri dijital vatandaşlar yapar.
Fiziksel dünyada herhangi bir mal veya hizmet alım-satım işleminde taraflar arasında sözleşme imzalanır. Bu sözleşme kullanıcının haklarını korurken, satıcıyı da garanti altına alır. Kullanıcı sözleşmeleri sanal dünyada da vardır. Her internet sitesi kendi kullanım koşullarına sahiptir. Kullanıcılar sitelere üye olarak, giriş yaparak veya siteleri kullanarak bu koşulları kabul etmiş sayılırlar. Site girişinde karşılaşılan bildirimlerin amacı sitenin kullanım koşullarını hatırlatırken, çerez denen kullanıcı verilerine de erişim izni istemeleridir. Başka bir deyişle bu izinleri kabul ederek internet sitelerine kullanıcı verilerine ulaşmaları için izinler verilmektedir. Fakat çerezlerin düzenli olarak temizlenmesi bu sorunu çözmeye yardımcı olacaktır.
Ağ güvenliğini sağlamak bireysel internet kullanıcılarına düşmektedir. Güvenliği sağlamak için alınabilecek tedbirler bireyleri daha bilinçli internet kullanıcısı yapar. Bu işe, kullanılan web tarayıcının gizlilik ve güvenlik ayarlarıyla başlamak yerinde olacaktır. Bireylere web tarayıcılarının gizlilik ve güvenlik ayarlarını kendi kullanım biçimlerine göre ayarlamaları, üçüncü kişilere ait çerezler ve yabancı çerezlerin ise kapalı tutulması önerilmektedir (Güvenli Web, 2021).
Ülkemizde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından internet kullanıcılarının bilinçlendirilmesi adına çalışmalar yapılmaktadır. Şu web adresinden veri bilincine sahip olmak, kötücül yazılımlardan ve virüslerden korunmak, sanal ortamlardaki hak ve sorumluluklar, dijital vatandaşlık, dijital okuryazarlık, kişisel verilerin korunumu, siber zorbalık, kısacası bilinçli bir internet kullanıcısı olmaya ilişkin detaylı bilgi edinilebilir. Ayrıca şu adresten 23.05.2007 tarihli, 26530 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Ceza Kanunu 6651 numaralı kanunu olan “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun” isimli yasal düzenlemeye erişilebilir.
Ekstra Bilgi: İnternet ortamında söz sahibi olunması aslında her konuda istenildiği gibi yorum yapılabildiği anlamına gelmez. Diğer kullanıcılara karşı -gündelik sosyal hayatta da olduğu gibi- saygı çerçevesi içinde fikir belirtilmelidir. İnternet, belirlenen kurallar doğrultusunda ve etik kodlara uygun kullanılmalıdır. Türk Ceza Kanunu’nun 5561 numaralı yasal düzenlemesi incelenmelidir. Bu kanundan haberdar olmak internet kullanıcılarını istemeyerek de olsa işleyebileceği suçlardan korur. Siber zorbalığa uğradıklarında ne yapmaları konusunda yardımcı olur.
Yararlı Siteler
https://www.guvenliweb.org.tr/
Kaynaklar
● İnterneti kullandığımız her yerde: Dijital ayak izleri https://www.trthaber.com/haber/bilim-teknoloji/interneti-kullandigimiz-her-yerde-dijital-ayak-izleri-574746.html 21.05.2021
● https://wearesocial.com/ 26.06.2021
● https://www.guvenliweb.org.tr/dokuman-detay/web-guvenligi 28.06.2021
Yazar: Şahin Doğan
Editörler: Berfin Nuray Cihangir, Dilan Geyik, Nurcan Çiftçi

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder