20 Ekim 2021 Çarşamba

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO)

GDO yıllardır insanlar arasında konu olan, nerede ne şekilde bulunduğunu bilmediğimiz bir yapı haline gelmiştir. Kimileri GDO hakkında olumlu düşüncelere sahip iken kimileri de tam tersini düşünmektedir. Bu bakımdan GDO, hakkında fazlasıyla ikileme düşülen bir konu haline gelmiştir. Bundan yola çıkılarak bu yazı GDO ile ilgili araştırmalar, genetiğiyle oynanmış organizmaların etkileri ve kullanımı hakkında bilgi vermek amacıyla yazılmıştır.

Genetik mühendisliği kullanılarak genetiğinde oynama yapılmış bitki, hayvan, mikroorganizma ve diğer organizmalar Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) kategorisinde yer almaktadır [9]. Geleneksel yollarla üretilen ürünlerin GDO’lu ürünle oranla daha az kazancının olması GDO’nun ve GDO içeren ürünlerin geçen zamanla birlikte artış göstermesine sebep olmaktadır [2].

GDO ve Faydaları

GDO ile birlikte böceklere karşı olan direncin arttırılmasıyla bitkiler dış etkenlere karşı dayanıklı hale getirilebilir; bu sayede bitkiyi korumak için kullanılan kimyasallara daha az gereksinim duyulmasıyla kimyasal kullanımı azalabilir. Bitkilerin direnci sadece böcekler için değil; benzer bir şekilde çevre koşullarına uyum sağlayabilmesi için de arttırılabilir. Yapılan bir çalışmada domates gibi soğuğa dayanıklı olmayan bir bitkiye soğuk sularda yüzen bir balığın geninin aktarılmasıyla domates bitkisi soğuğa dayanıklı hale getirilmiştir [1].

Tarımdaki verimin artması, çiftçilerin daha az girdi ile ürün üretebilmesiyle çevresel ayak izinin azalması, ürünlerinin fiyatının daha düşük olması da GDO ile sağlanmaktadır [6]. GDO’nun insanlığa olan katkısına bir besin örneği olarak ‘Altın Pirinç’ gösterilebilir. Mısırda bulunan bir genin, A vitamini üretiminde rol oynayan beta-caroten üretiminde görevli olan bir bakteri aracılığıyla pirince aktarılması sonucu altın pirinç ortaya çıkmıştır. A vitamini eksikliğinde bağışıklık sisteminin görevini yerine getirememesi ve çocuklarda körlük ortaya çıkarması göz önünde bulundurulduğunda genetiği değiştirilmiş olan bu pirinç hastalığın veya ölümün kıyısındaki milyonlarca insana bir gelecek sunabilir hale gelmiştir [14].

GDO ve Zararları

Besinlere aktarılan gen hakkında kullanıcının yeterli bilgisi olmamasına bağlı olarak aktarılan genin protein dizilimi insan vücudunda alerjik reaksiyonlara sebebiyet verebilir [1]. Ek olarak, bir besine alerjisi olan bireyin aynı besinin GDO içeren haline de alerjisi olduğu unutulmamalıdır. GDO gıdaların içeriğindeki alerjen madde konusunda bir değişiklik yaratmaz. [5].

Genetiğiyle oynanmış bir besin tüketildiğinde bazı genlerin bakterilere transfer edilmesi ve bakterilerin spesifik antibiyotiklere karşı direnç geliştirmesi mümkündür. Bu durum insan veya hayvan bedeninin bir bakteri ile karşılaştığında alınan antibiyotiğin türüne göre tedavinin küçük bir ihtimal de olsa olumlu bir sonuç vermemesine neden olabilir [8].

GDO kullanımı su kirliliği ve biyoçeşitliliğin azalmasında rol oynamaktadır. Aynı zamanda genetiğiyle oynanmış mahsuller üretilirken tarım ilaçlarına dayanıklı, tarlada istenmeyen yabani otlar da oluşturulabilir [4].

Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), ineklerden alınan verimi arttırmak için ineklerin daha fazla süt üretmesi amacıyla 1993 yılında ineklerde genetiği değiştirilmiş bir büyüme hormonu kullanılmasına izin vermiştir. Bu büyüme hormonu inek sütü ile insan vücuduna alındığında sindirim ile tamamın atılamama ihtimali olduğu; bu hormonun meme, kolon ve prostat kanserinin oluşmasında öne çeken bir etken olduğu gösterilmiştir [3].

GDO Lehine Araştırmalar

Sağladığı getirilerden dolayı GDO kullanımının yaygınlığı artarken GDO’nun ve GDO içeren ürünlerin güvenli olup olmadığı günümüzde de sorgulanmaktadır. Bu sorgulamanın altında GDO’nun çevre ve insan üzerinde ne gibi etkileri olabileceğine dair endişeler yatmaktadır. GDO, Amerika Birleşik Devletleri’nde kullanılmaya başlandığında ABD bu organizmaların zehirli etki gösterdiklerini raporlamıştır.

GDO karşıtı bir grup olan Sorumlu Teknoloji Enstitüsü de GDO’lu patates ile beslenen sıçanların kısa bir süre içinde sistemlerinin zarar gördüğünü iddia etmişti. Bunun üzerine bilim insanları bu iddiaların doğruluğu test etmek için patates, domates ve biberi GDO’lu ve GDO’suz olarak fare ve sıçanlar üzerinde test ettiler. Bu deneyler sonucunda hayvanların sağlığında olumlu ya da olumsuz bir etkiye rastlanmadı. Ek olarak, insan sağlığı konusundaki endişelerin giderilmesi için GDO ve GDO’lu ürünler üzerinde araştırmalar yapılmıştır. Amerikan Tabipler Birliği ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün de içinde sayıldığı büyük sağlık grupları, yapılan araştırmalar sonucunda GDO’nun insan sağlığı için bir tehlike arz etmediği kanısına varmıştır [10]. 

GDO Aleyhine Araştırmalar

WHO gibi kurumların yapmış olduğu araştırmalar GDO’nun insan sağlığı üzerine olumsuz bir etkisi olmadığını gösterirken genetiği değiştirilmiş (GD) domates, pamuk ve soya üzerinde yapılan bazı araştırmalar ise durumun tam tersini işaret etmiştir. GD pamuğun Hindistan’da tarım işçilerinde alerjik reaksiyonlara ve pamuk üretilen tarlalarda bulunan koyunların yaklaşık olarak çeyreğinin toksik sebepler dolayısıyla öldüğü bildirilmiştir. GD mısırın ise polenlerinin tarlaya yakında bulunan insanlarda bazı reaksiyonlara neden olduğu rapor edilmiş, GD mısır ile beslenen ineklerin bazılarının ise öldüğü eklenmiştir. GD soyanın insan sağlığı üzerine etkisi henüz net bir şekilde bilinmese de farelerde ölüme kadar giden olumsuz etkiler gösterdiği gözlemlenmiştir [2]. 

Dünyada GDO Kullanımı

        2015 yılı verilerine göre genetiği değiştirilmiş organizma içeren ürünlerin ABD, Arjantin ve Brezilya’nın üretimde önde bulunmasıyla 28 ülkede yetişirildiği görülürken [13]  2019 yılında  ise en az 70 ülke GDO ithal etmekte veya kendi topraklarında yetiştirmektedir. Genetiğiyle  oynanmış ürün yetiştirmekte önde gelen ilk beş ülke ABD, Kanada, Brezilya, Arjantin ve Hindistan olarak açıklanmıştır. Bahsedilen beş ülkenin verilerine göre en çok GDO içeren ürünler soya fasulyesi, mısır, pamuk, kanola ve yonca bitkisidir. Soya fasulyesi üretimi en çok yapılan genetiği değiştirilmiş bitki olup 2018 yılında 9 ülke tarafından toplam 96.9 milyon hektar alan sadece biyoteknolojik olarak üretilmiş soya fasulyesine ayrılmıştır. Dünyada genetiğiyle oynanmış ürünlere ayırılan alanın %50’sini soya fasulyesi kaplamaktadır. Bu soya fasulyelerinin en çok üretildiği ülke ABD iken en çok ithal eden ülke ise Brezilya’dır [7].

Türkiye’de GDO Kullanımı

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından söylenene göre Türkiye’de gıda amaçlı kullanılmak üzere onaydan geçen bir gen bulunmamaktadır. Bu nedenle genetiği değiştirilmiş organizmaların gıda olarak kullanılmasına ve GDO içeren ürünlerin ithal edilmesine de izin verilmemektedir. Bakanlıkla ilgili olan bir komite ise hayvan yemlerinde genetiği değiştirilmiş olarak soya fasulyesi ve mısır kullanımına onay vermiştir. İthal edilecek olan yemlerdeki GDO türlerinin de kontroller sırasında incelendiği, kullanıma uygun bulunmazsa ithal edilmediği belirtilmiştir [12].

Normal şartlarda alt sınır olan %0,9 ve üzerinde GDO bulunduran gıdalar ve yemlerle ilgili ürünlerde bu durumu belli edecek bir etiketleme sistemi bulunmaktadır. Avrupa Gıda Güvenliği yaptığı açıklamada geleneksel yemlerle beslenmemiş hayvanlardan elde edilip üretilen ürünlerde bir etiketlemeye gidilmediğini, bu hayvanların hücrelerinde ve ürünlerinde GDO bulunmadığını söylemiştir. Lakin belirtildiği gibi, genetiğinin değiştirilmesi amaçlı kullanılacak bir genin gıdalarda bulunmasına onay verilmediği için insanlar için üretilen gıdalarda bu durumu belirten bir etiketleme yapılmamıştır [11].

Sonuç olarak GDO kullanımının gelişigüzel bir şekilde yapılmadığı, belirli kontroller ile bu kullanımın denetlendiği görülmektedir. GDO kullanılmasına karşı yapılan araştırmalar ve düşünceler bulunsa da GDO içeren ürünlerin kullanılmasına pozitif şekilde bakan araştırmalar da bulunmaktadır. Bu durumda GDO zararlıdır veya yararlıdır diye bir kanıya varılmaktansa her birey kendi içinde bir kanıya varmalıdır.

 

Kaynaklar

[1] Aslan, E., ve Şengelen, M. (2010). Farklı boyutlarıyla genetiği değiştirilmiş organizmalar. Ankara: Mattek Matbaacılık.

[2] Büyükuslu, N. (2012). Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar ve İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri. Sağlık Düşüncesi ve Tıp Kültürü Dergisi, 21, 26-29.

[3] Center for Food Safety. (n.d.). Center for Food Safety | GE Food & Your Health. Center for Food Safety. https://www.centerforfoodsafety.org/issues/311/ge-foods/ge-food-and-your-health (Erişim Tarihi: 29.08.2021).

[4] Evan. (2016, Nisan). Environmental Impact of GMOs – Debating Science. Umass.edu.  https://blogs.umass.edu/natsci397a-eross/environmental-impact-of-gmos/ (Erişim Tarihi: 29.08.2021).

[5] FDA-Feed Your Mind. (2020). feed your mind GMOS and Your Health. https://www.fda.gov/media/135280/download#:~:text=Scientists%20developing%20GMOs%20run%20tests (Erişim Tarihi: 29.08.2021).

[6] GMO Answers. (n.d.). GMO Myths Vs. Facts | GMO Answers. https://gmoanswers.com/gmo-myths-vs-facts (Erişim Tarihi: 29.08.2021).

[7] GMO Answers. (n.d.). GMOs Around the World. https://gmoanswers.com/gmos-around-world (Erişim Tarihi: 29.08.2021).

[8] Government of the Netherlands. (n.d.). Antibiotic-resistant genes. Government.nl.  https://www.government.nl/topics/biotechnology/antibiotic-resistant-genes (Erişim Tarihi: 29.08.2021).

[9] Non-GMO Project. (2016). GMO Facts – The Non-GMO Project. Nongmoproject.org; non GMO project. https://www.nongmoproject.org/gmo-facts/ (Erişim Tarihi: 29.08.2021).

[10] Norris, M. L. (2015, Ağustos). Will GMOs Hurt My Body? The Public’s Concerns and How Scientists Have Addressed Them. Science in the News.  https://sitn.hms.harvard.edu/flash/2015/will-gmos-hurt-my-body/ (Erişim Tarihi: 29.08.2021).

[11] T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı. (2010, Eylül). GDO’ya Yönelik Resmi Kontrol Çalışmaları. https://www.tarimorman.gov.tr/Konu/1437/GDO-Resmi-Kontrol (Erişim Tarihi: 29.08.2021).

[12] T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı. (2010, Eylül). GDO’lu Yemler. https://www.tarimorman.gov.tr/Konu/949/GDO%27-lu-Yemler (Erişim Tarihi: 29.08.2021).

[13] The Royal Society. (2015). What GM crops are being grown and where? | Royal Society. Royalsociety.org. https://royalsociety.org/topics-policy/projects/gm-plants/what-gm-crops-are-currently-being-grown-and-where/ (Erişim Tarihi: 29.08.2021).  

[14] Willis, P. (2020, Ekim). Altın Pirinç. Gelecek Bilimde.  https://gelecekbilimde.net/altin-pirinc/ (Erişim Tarihi: 29.08.2021).    

 

Yazar: Aleyna Ataşkaya

Editör: Özlem Salman

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hikaye Anlatıcılığında Monomit Kuramı

          Birey olarak biz ve içerisinde bulunduğumuz sosyal küre; ailemizden arkadaşlarımıza, beraber vakit geçirdiğimiz insanlardan bir pa...